Güçlülerin Güçsüzlüğü…

Kıvanç BUHARA

Kim, nerede, niçin? Ne zaman, Nasıl? Neden be gardaş, neden? Aklın, sağ duyunun, kabul edemeyeceği işler oluyor küçücük ülkemizde! Herkes haktan, hukuktan, yasalardan… Anayasal haklardan konuşuyor da; Kağıt üstünde “ dünyanın en demokratik “ Anayasasına sahip olan KKTC, insan hakları ihlalleri sıralamasında acaba kaçıncı sırada yer alır? Sudan altımızda mı, üstümüzde mi? Sanırım, Kongo’dan bir basamak geride; Etiyopya ‘dan bir basamak ileride, Yemen’le ise ayni hizada yer almaktayız! İnsana saygı, uygar diyalog; Nezaket, terbiye; İyi huyluluk, anlayışlı, ağırbaşlı yaklaşım… Tüm bunlar dünyanın en uygar, en saygın, insan haklarını en üst düzeyde koruyup kollayan Anayasamızda yazılımı? Dünyanın kaç ülkesinde Adalet Bakanı yok? Yargıya müdahale eden bir bakan yoktur da; Kimdir/ kimlerdir “ bağımsız “ yargımızı bağımlı kılan? Siyaset yargının neresinde duruyor? Yanında mı, arkasında mı? Siyaset isteyince, “- Alo hukuk, bir dur hele…”  diyerek… Eee, küçücük ülkemizde, birbirini tanımayan mı var? “- Seni kıracağıma elim ayağım kırılsın “ diyenler; Ve  “ ahbap hısım “ ilişkileri içinde, olanlar zavallı fukaralara olur! Zenginlerin, asillerin, aristokratların adalete, hukuka ihtiyaçları var mı? Yoksa, “ düşmez, kalkmaz bir Allah “ mı onların hakkı, hukuku! Elinden bir şey gelmeyen güçsüzler, arkasızlar, torpilsizler kimleri “ Allaha havale etsinler?” Asillerin asaletinden korkanlar bir köşede sinmiş görünseler de; Gün gele, beddualarının, ahlarının tutacağına inanırlar! Kazara, rastgele, tesadüfen asillerden birinin başına kötü bir şey gelirse… …” yukarıdaki bostan bekçisi mi? Yarabbi sen ne büyüksün…!”  diye sevinen onlardır. En demokratik Anayasaya ve yasalara sahip olmanın gururunu yaşıyor halkımız! Seçim sistemimiz dünyada bir tane! Sosyal devlet olanaklarında, İskandinav ülkelerini çoktan geride bıraktık! Kişi başı milli gelirimiz, çok şükür, yirmi bin doları aştı! Herkes, her kesim mutlu, memnun da… … öyleyse nedir bu hırs, bu bitmez tükenmez kin? Niçindir bu afra tafra? Vursanız, kırsanız, vurup öldürseniz neye yarar? Gücünü ispat etmeye kalkanlar, hep güçsüz kalmışlardır sonunda! Dönüp geçmişe bir bakın yeterki…